Ad Kavmi Neden Helak Oldu?
Ad Kavmi Neden Helak Oldu? Ad kavmi , Arabistan’ın sınırsız çöl havzasında yeşilliklerin içinde yaşayıp sonrada bir anda tarih sahnesinden kaybolan kavim. Peki ne oldu da bir anda kaybolup gittiler.
Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de de isimleri yazılı olan ad kavmi Nuh kavmi gibi Allahın gazabına mı uğradı. Ad kavminin soyu Nuh (as) peygambere kadar dayanır. Nitekim Ad kavminin başındaki kişi Nuh (AS)’un torunlarından Av sın oğludur. Avs’ın babası İrem onun babası da Nuh(as) un oğlu Sam dır.
Bir rivayete göre araplar’da en evvel gelen soy ad kavmidir . O dönemde Arapların başına melik olan Ad vefat ettiğinde çocukları Şedid, Şeddat ve İrem sırasıyla hükümdarlık yaptılar. İçlerinden Şeddat ilahlık iddiasında bulundu.

Kuran-ı Kerim Fussilet suresi 15. Ayetinde ad kavminin yaşadığı yerden bahsedilir. Kum tepeleri manasına gelen Ahkaf kelimesi kullanılır. Ad kavminin insanlarının iri cüsseli ve kuvvetli kimseler oldukları ve yüksek binalar inşa ederek kendilerinin ölümsüz olacağını düşündüklerinden bahsedilir.
Ad kavminin yaşadığı şehir İrem şehri olarak kayıtlara geçmiştir. İrem şehri için sahte cennet de denilmiştir. Bazı ulema ve müfessirler bu şehrin yemen ile umman arasındaki bölge olduğunu belirtirler. Bu şehrin yakınlarında şimdi Hadramevt isminde şehir kuruludur.
Hz adem (as) ile başlayan tevhid mücadelesi eskiden bugüne sürüp gelmiştir. Hak ile batılın savaşı..
Kuranı kerim ayetlerinde de çok ça kez bu mücadeler’den bahsedilip insanların ibret alması gerektiği belirtilmiştir. Ad kavmi için Kuran-ı Kerim’in Fussilet suresinde şunu anlatır. Hz adem (as) boyunun 60 arşın olduğu Buhari hadislerinde mevcuttur. Buna mukabil ad kavminin insanlarının boy olarak hz Adem (as) dan daha uzun olduğu kitaplarda nakledilmiştir.
Hz Hud (AS) peygamberin döneminde Ad kavminin lideri Şeddat adında bir zorbadır. Hedefi dünyaya hakim olup insanları eli altında boyun eğdirmek idi. Bu Şeddat denen zalim Hz Hud (as) peygamberin tebliğine muhatap olmuştur. Fakat çoğu zalim gibi kendisi de putları öncelikli görmüş ve lanetlenmişlerdir.
Zevk-ü Sefa İçinde Yaşadılar
Ad kavmi yaşadığı dönemde büyük bir siyasi ve askeri güç idi. Kurdukları şehirler yeşillikler içinde ve zevk-ü sefa içinde yaşıyorlardı. Bu güç ve zevk içerisinde kendilerinden daha güçlünün olmadığını sanıyorlardı. Tabiki de bu kibir için büyük sebep idi.

Şuara suresinin 124 ve 135. Ayetleri arasında “Hani kardeşleri Hûd onlara: “Allah’dan korkmaz mısınız?” demişti. “Şüphesiz ben size gönderilmiş, emin bir peygamberim. Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin. Sizden buna karşılık hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükâfatım âlemlerin Rabbinden başkasına ait değildir. Siz her yüksek yerde bir âlâmet (saray, kule) bina edip, eğlenir misiniz? Tutup yakaladığınız vakit,zorbalar gibi yakalar mısınız? Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin. Size bilip durduğunuz şeylerden (nimetlerde) yardım eden, size davarlar, oğullar, bağlar, ırmaklar ihsan eden Allah’tan sakının. Ben cidden üstünüze gelecek büyük bir günün azâbından korkuyorum” ifadeleri geçer.
Ad Kavmi ve Hud (as) Arasında Geçenler
Yukarıdaki ayete muhatap olan Ad kavmi kibirden deliye dönüp Hud (as) hakkında karalama kampanyası başlattı. Ve yine Araf suresinde Hud (as)’ peygambere karşı verdikleri cevap şöyle oldu . Biz seni muhakkak bir beyinsizlik içinde görüyoruz. Seni muhakkak yalancılardan sayıyoruz”
Hud as ise kendilerine cevaben ;
Ey kavmim” dedi. Bende hiç beyinsizlik yoktur. Fakat ben âlemlerin Rabbi tarafından (gönderilmiş) bir peygamberim. Size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum. Ben sizin emin bir hayırhahınızım. Size o korkunç âkıbeti haber vermek için içinizden bir kimse (vasıtasıyla) Rabbinizden size bir ihtar gelmesi tuhafınıza mı gitti? Düşünün ki o, sizi Nûh kavminden sonra hükümdarlar yaptı, size yaratılışta onlardan ziyâde boy-pos (ve kuvvet) verdi. O halde Allah’ın nimetlerini unutmayıp hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz. Dediyse de dinletemedi.
Ad Kavmi Gelecek Azaba Meydan Okudu
Sonunda eğer doğru sözlü isen bize vadettiğin azabı getir de görelim diye Hud (as) peygambere meydan okudular. Azap birden gelmedi önce ihtar edilerek yavaş yavaş göründü. Önce nehirler yavaş yavaş kurmaya bağ bahçeler çökmeye başladı. Kuraklıktan suya yemeğe ihtiyaç duymaya başladılar. Belki kendilerine gelirler ümidiyle bu noktada gene Hud (as) tebliğini artırdı. Belki uslanırlar dönüp tövbe ederler ümidiyle sürekli yanlarına gidiyor ve tebliğ yapıyordu. Ancak nafile.
Bir süre sonra yağmur bulutları görünmeye başlayınca tabiat kanunları ile yaşamaya alışmış Ad kavmi yağmurun yağacağını düşünerek sevinmeye başladı. Bu meseleyi Kuran-ı Kerim şöyle anlatır ;
Dediler ki: “Bu bize yağmur verici bir buluttur.” (Hûd) “Hayır” (dedi) bu çarçabucak gelmesini talep ettiğiniz (bu hususa beni sıkıştırdığınız) şeydir. Bir rüzgârdır ki, onda elem verici bir azâb vardır. O (Rüzgâr) Rabbimin emriyle her şeyi helâk edecektir.”(ahkaf suresi 24-28)
Nuh kavmi tufan ile helak oldu. Ad kavmi ise şiddetli rüzgarla helak oldu. Nitekim kuranı kerimde Âd kavmi (Peygamberleri Hûd’u) yalanladı. İşte benim azâbım (ve bundan evvel) tehditlerim nice imiş (düşünün). Çünkü biz (haklarında) uğursuz ve (uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü bir fırtına gönderdik. (Öyle bir fırtına) ki, insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi tâ temelinden kopar(ıp, helâke) uğratıyordu . buyuruldu.(kamer suresi 18-20.ayetler)

İnsanlar nereden geldiğini ve kime gideceğini asla unutmamalı. Güç ona mahsus hakimiyet yalnız onun.
Müminleri müjdele…