Bilim

Prof Dr Engin ARIK ve Toryum Bağlantısı

Prof Dr Engin ARIK ve Toyum bağlantısı. Toryum madeni hakkında Prof Dr Engin ARIK Türkiye’nin en önemli bilim insanlarından biriydi; 30 Kasım 2007 tarihinde Isparta’da düşen uçakta kaybettiğimiz 6 bilim insanından biri idi.

Prof. Dr. Engin ARIK deneysel yüksek enerji fiziği alanında önemli bilimsel çalışmalar üzerinde çalıştı. Engin ARIK’ın tanınmasında toryum madeni hakkındaki  ülkemizin enerji sorununa çözüm olabileceği yönündeki çalışmaları önemli rol oynamıştır. İsviçre’de bulunan CERN laboratuvarlarındaki ATLAS ve CAST deneylerine katılan Türkiye heyetinin başında görev yaptı.

engin arık ve toryum
Cern Deney Merkezi

 

30 Kasım 2007’de Isparta da sunum gerçekleştirme üzere yola çıkmıştır. Fakat İstanbul- Isparta seferini yapan uçağın gece 3 sularında düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Aniden rotadan çıkarak farklı bir rotada yol alan uçak , 1996 yapımı MD 8350 tipiydi. 50 yolcusu ve 7 mürettebatı bulunan uçakta Prof. Dr. Engin Arık ile ekibi de vardı. Uçaktan kurtulan olamadı. Nedense Prof Engin ARIK ve ekibinin hiçbir çanta ve evrakı  enkazda yoktu.                    Bu sebeptendir ki o günden beri uçakta bilim insanlarının olmasından ötürü “şüpheli” görülen kaza, yıllardır araştırılsa da şüphelere ilişkin netice alınamamıştır.

Engin Arık kimdir?

Prof Engin Arık, vefatından önce Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü‘nde Profesör olarak çalışmakta idi. Toryum madeninin işlenmesi sonucu ülkemizin enerji sorununa temiz ve ekonomik bir çözüm olabileceği yolundaki görüşleri ile tanınmıştır.

engin arık ve toryum
ENGİN ARIK

14 Ekim 1948’de İstanbul’da doğan Arık, deneysel yüksek enerji fiziği alanında Pittsburgh Üniversitesi’nde 1971’de Master’ını tamamlamış  1976’da ise doktora unvanını almıştır. 1983 senesinde Control Data Corporation’da iki yıl görev yapmak üzere üniversiteyi bırakarak ve ardından Boğaziçi Üniversitesi’ne dönerek 1988 senesinde profesör unvanını aldı.

1990 yılından sonra isviçrenin Cern şehrindeki CERN deney çalışmalarına katılmıştır. ATLAS ve CAST deneylerine katılan Türk bilim insanlarına liderlik yaptı. Prof ARIK deneysel yüksek enerji fiziği konusunda onlarca  makale yayımlamış, yüzlerce atıf almıştır. Aynı zamanda Türk Ulusal Hızlandırıcı Projesi‘nin de yürütücülüğünü yapan Arık, 30 Kasım 2007 tarihinde Isparta’daki uçak kazasında hayatını kaybetti.

Hızlandırıcı projesi ve Türkiye’nin CERN’e üyeliği konusundaki çalışmaları sebebiyle Prof Engin ARIK ve ekibine suikast düzenlendiği, uçağının MOSSAD veya başka bir istihbarat teşkilatı tarafından düşürülmüş olabileceği iddiaları ortaya atılmıştır.

Engin Arık Toryum Madenine Neden Önem Veriyordu?

Prof Dr Engin ARIK Türkiye’de çok fazla rezervi bulunan toryum madeninin enerji sorununa temiz ve ekonomik bir çözüm olabileceği ve olması gerektiği yönündeki görüşleri ve çalışmalarıyla tanınmıştır. Bu bağlamda, Ülkemizin  Toryum madeni kullanılarak ve işlenerek  elektrik enerjisi üretebilme olanağına kavuştuğunda trilyonlarca varil petrole eş değerde bir enerji sağlanacağını belirledi.

TORYUM MADENİ

Prof Engin ARIK, toryum madeni hakkında, “Bildiğim kadarıyla, toryumun 21. yüzyılın en stratejik madeni olması büyük bir olasılık. Eğer 2005 yılına kadar yapılması planlanan yeni tip nükleer enerji santralleri gerçekleşirse, toryum bir numaralı element olacak. Çünkü yeni tip reaktörlerde yakıt olarak kullanılacak.

Arık eğer toryum ile elektrik enerjisi üretirsek, trilyonlarca varil petrole değerinde bir enerji kaynağı olacak.” demişti.

Peki Toryum Nedir?

1828’de Berzelius Toryumu buldu . Radyoaktifliği, 1898’de Marie Curie tarafından ortaya çıktı. Bu element, torit, torianit ve monazit gibi cevherlerin içinde bulunan ve uranyumdan üç kat daha fazla rastlanan metaldir. Doğal toryum, tümü radyoaktif olan izotopların bir karışımından oluşur. Toryum-232, bir kuluçka reaktörle, gelecekte elekronükleer sanayii için önemli bir enerji kaynağı oluşturabilecektir.

 

Engin Arık, İnce’ye verdiği söyleşide toryum madenini açıkladı: “Toryum, saflaştırıldığında alüminyum, çelik görünümünde bir element. Toprakta toryum oksit halinde var. Dünya rezervlerinin yarıdan fazlası Türkiye’de, Batı Anadolu’da mevcut; Eskişehir, Sivrihisar, Beypazarı ve Kızılcaören yörelerinde…”

Dünya Rezervleri Ne Durumda ?

Dünyadaki ve ülkemizdeki toryum rezervlerini karşılaştıran Prof Engin ARIK;

Yaklaşık olarak “Avustralya’da 320 bin ton, Hindistan’da 270 bin ton, Norveç’te 180 bin ton, ABD’de 155 bin ton, Kanada’da 105 bin ton, Güney Afrika’da 38 bin ton, Brezilya’da 15 bin ton. Neredeyse bütün dünyada toplam 1080 bin ton, Türkiye’de 800 bin ton.”

Toryumun topraktan çıkarılması felakete yol açmaz

Prof ARIK toryumun topraktan çıkarılma sürecinde radyoaktif bir felaketin söz konusu olmayacağını belirtti. “Bizim rezervlerimiz zaten toryum-232. Yüzde yüz oranda, oksitlenmiş durumda toryum içerir. Kurşun hedef dediğimiz şey, içine toryum konulan bir muhafaza, bir kap. Silindirik biçimde, boru biçiminde muhafazası olur. Üzerine hızlı protonlar gönderildiği için ‘hedef’ olarak adlandırılıyor. Bu tip reaktörlerin eskileriyle mukayese edilmesi mümkün değil. Kesinlikle patlama tehlikesi yok. Çernobil benzeri bir felaketin tekrarlanması mümkün değil. Radyoaktif kalıntı minimum nisbetinde. Bu da nötronlarla yok edilebiliyor. Reaktörün fişini çektiğinizde her türlü işlem duruyor. Doğa kirlenmiyor, minimum atıklar da uzun ömürlü değil.” demişti.

Özdemir İnce’nin uranyum madeninin tehlikesine (radyasyon yaymasına) karşın yıllardır kullanılması ancak toryumun neden tercih edilmedi . Arık, konuya açıklık getirdi: “Toryum nedense iyi tanınmıyordu.

Cenevre’de CERN laboratuvarında görevli, İtalyan fizikçi, Prof. Carlo Rubbia toryum’un işe yaracağını belirtti. Toryumun, uranyumun yerini alabileceği kesin gibi. Dokuz yıl öncesine kadar toryumun bu tip bir reaktörde yakıt olarak kullanılabileceği bilinmiyordu.”

 

Prof. Dr. Engin Arık, toyum kullanırsanız türkiye’nin enerji sorunu kalmaz demişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir