Tarih

Gizemli Dyatlov Vakası Sırlarla Dolu

Gizemli Dyatlov  Vakası sırlarla dolu. Sene 1959 .10 kişilik gruptan oluşan  macera sever genç Rus dağcı kafilesi Ural dağlarında belli bir rotayı izleyerek yürüyüş ve kamp için harekete geçti. Ancak bir süre sonra kendilerinden bir daha haber alınamadı. Taki Kholat Syakhl Dağı bölgesinde cesetlerine ulaşılana kadar.

Ölümleri gerçekten çok gizemli idi. Peki ne oldu da ölmüşlerdi. Başlarında bulunan İgor diyatlov gayet tecrübeli bir arazi uzmanıydı. Diğer 9 kişinin de tecrübeleri yüksekti.

25 ocak 1959 tarihinde grup Sverdlovsk Oblastı eyaletinin merkezindeki bir şehir olan Ivdel’e  trenle gelindi. 2 güne yakın bir  mola sonunda  27 ocakta Vziahiden Otorten’e doğru yürüyüşe geçtiler. Ertesi gün kaderde olacak ya grup üyelerinden Yuri DUDİN rahatsızlandı ve geri dönmek zorunda kaldı. Yola 9 kişi ile devam etmek zorunda kaldılar. Dudin Sınıf arkadaşlarını bir daha hiç görmedi.

Bir Dizi Meçhul Teori

Trajik Dyatlov Geçidi Olayı olarak anılmaya başlanan olay, cani dağ adamı Yeti’den gizli askeri deneylere kadar bir dizi teorinin doğmasına neden oldu.

27 Ocak 1959’da, tamamı tecrübeli kros ve yokuş aşağı kayakçılar olan 23 yaşındaki Igor Dyatlov liderliğindeki, çoğu Ural Politeknik Enstitüsü öğrencilerinden oluşan  grup, Gora’ya 14 günlük bir keşif gezisine çıktı.

Otorten dağı, Sovyet Sverdlovsk Oblastı’nın kuzey kesiminde. Yılın o zamanında bu tür bir rota, -30°C’ye kadar düşen sıcaklıklarla  en riskli kategori  olarak kabul edilmekteydi.

DYATLOV
İGOR DYATLOV

Aralarında yedi erkek ve iki kadın vardı. Biri hariç tamamı 20-24 yaş arasındaydı. En büyükleri olan 38 yaşındaki spor eğitmeni Semyon Zolotaryov ise 2. Dünya Savaşı’nda savaşmıştı.

Maceracı gençleri , bir yere kadar tuttukları günlükler ve çektikleri fotoğraflardan takip etmek mümkündü. Ekibin en genci olan Lyudmila Dubinina’nın  günlüklerine yazdıklarına bakılırsa , bu seyahatte onun da biraz rahatladığı görülüyor.

Grup  son mektuplarını küçük bir yerleşim olan Vizhay’daki postaneden postaladılar. Geceyi de orada geçirdikten sonra bir kamyonla tomrukçuların üs olarak kullandığı “41. yerleşim” adlı bir kamp alanına vardılar. Şimdi başlarına ne gelmiş veya ne geleceğini anlatan teorileri inceleyelim.

Dağcıları Arama Faaliyetleri Başlıyor

Grup geri dönmeyince arama çalışmaları başlatılır. Sonunda 27 şubatta ilk cesetlere ulaşılır. ilk ulaşılan cesetler 2 kişi idiler .Cesetlerden biri Yura Doroşenko’ya aitti. Onun yanında ise Yuri Krivnişenko yatıyordu. Kendi parmak eklemlerinden bir kısmını ağzıyla parçalamıştı. ikisinin de elbiseleri yoktu sadece üzerlerinde iç çamaşırları vardı.

Sonra İgor’u buldular. Üzerinde kıyafetleri vardı ama yalınayaktı. Yüz üstü yere yatmış, bir huş ağacı dalına sarılmıştı. Yakınlarda Zinayda Kolmogorova vardı ve cesedi, can havliyle çadırın olduğu tepeye doğru geri tırmanmak ister gibi bir pozisyonda kalmıştı. Gövdesinin sağ tarafında uzunca bir kızarıklık vardı. Bir cop veya sopayla vücuduna vurulmuş gibiydi.

Öğrencilerin ölüm nedeninin kayıtlara hipotermi ve donma olarak girmiş olduğu fakat diğer cesetlerde soğukla açıklanamayacak yaralar olduğu belirgin derecede açıktı.

Onlardan biri, grubun en utangacı ve uzun mesafe koşucusu Rüstem Slobodin’di. Cesedi 5 Mart’ta, kafatasında bir kırıkla bulundu. Üzerinde diğerlerine göre daha fazla kıyafet vardı. Uzun kollu bir içlik, süveter, iki pantolon, dört çift çorap ve sağ ayağında keçe bot vardı.

Mansi Halkı Dağcıları Katletmiş Olabilir miydi ?

Mansi halkı dağcıların yolu üzerinde kendilerince çok kutsal sayılabilecek topraklar üzerinde ren geyikleri ile yaşamaktaydılar.

Dağcıların rotalarında bu alanlara girmiş olmaları onları rahatsız mı etmişti.Nitekim bölgedeki orman içinden  geçerken ağaçlar üzerindeki Mansi topraklarına ait kutsal sayılabilecek uyarı işaretlerini de görmüş olmalıydılar. Yine de rotayı korumuşlardı.

Cesetleri bulunduğunda gözleri oyulmuş ,dili ve kulakları koparılmış ve kaburgaları kırılmış vaziyette idiler. Bu sebepler ile Mansiler’den bir kısım insanlar tutuklanıp sorgulandı. Ancak olay yerinde yabancı ayak izlerine bile rastlanmadığından serbest bırakıldılar.

DYATLOV
MANSİ KABİLESİ

Dyatlov Grubu Vahşi Hayvan Saldırısına mı Maruz Kaldı ?

Grup çadırını ormana değil de kendilerini daha çok korunaklı çevrelerine daha hakim olabileceklerini düşünerek mi açık alana kurmuştu. Nitekim çadırlarını ön kapıdan değil de arka tarafı bıçakla keserek acele ile terk etmişlerdi. Vücutlarında ki kayıplar vahşi hayvan saldırısına mı  buna mı işaret ediyordu.

Dyatlov Grubu’nu Rus Gizli Servisi mi Katletti?

Grup üyelerinin kamp kurdukları bölgede Rus gizli servisinin bazı gizli nükleer faaliyetleri de olduğu raporlar arasında. Nitekim dağcıların cesetleri bulunduğunda üzerlerinde radyasyon kalıntılarına da rastlandı. Ayrıca öğrencilerin öldüğü dönemde ve o bölgede  çok sayıda hayvan ve kuş da ölü bulunmuştu. Ya da az bir ihtimal de olsa Ufo  teması mı gerçekleştirmişlerdi. Bilinmez…Yada bir askeri deneye şahit olduklarından mı öldürüldüler. Bölgede bulunanların su kuyularını da kullanmaları yasaklanmıştı. Mansi korucu Valeri, rengeyiği çobanlarının bölgeye girişinin de aynı dönemde yasaklandığını ve bölgede dört yıl boyunca avlanmaya izin verilmediğini belirtiyor.

En çok Savunulan Teori Çığ Düşmesi

Grubun çadırını dağın eteğine boş alana kurması ile gece düşen çığdan kurtulmak amaçlı çadırı arkadan yırtarak kaçmaya çalışmaları sonucu hipotermiye maruz kalarak donarak ölmeleri hipotezi ağır basmaktadır. Peki ama  donarak öldülerse neden vücutları yaralı ve kırıklar oluşmuştu.

Teorisyenler buna da vahşi hayvanların bazı vücut parçalarını yemelerinden kaynaklandığını söylemekteler. Ancak bölge çığa yol açacak kadar dik değil. Ayrıca öğrencilerin çadırları, kar katmanları altında bulunmadı.

Üstlerine bir kar kütlesi düştüğü senaryosu ise bedenlerindeki yaraları açıklamıyor.

Dyatlov Grubu Cinayete mi Kurban Gitti ?

Bu gerçekten bir cinayet miydi?

Rusya’da bir televizyon kanalında işlenen son teori bu. Na Samom Dele adlı bir  programda, adli tıpçı Edvard Tumanov şok içindeki izleyicilere öğrencilerden birinin bir ağaca bağlı bulunduğunu ve işkenceyle öldürüldüğünü söyledi.

Evet bu teoriler ve iddialar ışığında sizin fikirleriniz nedir. Aşağıda belirtebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir